Biyolojik Saatimiz

Yaz aylarına yaklaştığınızda özellikle bahar aylarında insanların içi kıpır kıpır olur, yaşama sevince artar. Peki neden?

İnsanların gün içerisinde enerjisinin maksimum, en yüksek konsantrasyonu olduğu bir zaman dilimi vardır. Peki, bunlar nasıl gerçekleşiyor?

Neden geceleri uyuruz sorusu aklınıza hiç takıldı mı? veya bazen o kadar geç yatmamıza rağmen sabahın 6’sında uyanıveririz.

Bunların hepsi insan vücut sistemlerinde bulunan biyolojik saat adı verilen bir zaman kavramıyla alakalıdır. Biyolojik saat nedir? Vücudumuzdaki hormonların ne zaman salgılanacağını, kan basıncımızı, kas aktivasyonu gibi metabolik olayları düzenleyen bir sistemdir.  Aşağıda gördüğümüz sekil normal bir insanın 24 saatlik biyolojik saatinin bir kısmını göstermektedir. Biyolojik saatimiz mevsimden mevsime göre de değişebilir.1

Normal bir kol saati gibi, biyolojik saatimiz de bozulabilir. Film izlemek için sabahlamak, herhangi bir konuda strese kapılmak, geceleyin yemek yemek, ışıklı ortamda uyumak…

Biyolojik saatimiz bozulduğunda en başta – özellikle çok fazla uyuduğumuzda – yorgunluk, hâlsizlik, bitkinlik hissederiz. Bu da gün ilerisindeki aktivelerimizi, çalışma tempomuzu etkiler.

Stres hormonu olarak da bilinen kortizol hormonunun artmasına sebep olur. Halk arasında kortizon  ismiyle de anılır. Bu hormonu son zamanlarda çok duyar olduk. Alerjik hastalıklarda, tümör tedavilerinde, kalp ve damar hastalıklarında çok kullanılan bir hormondur. Bu hormon fazla salgılandığında vücudu strese sokar, kan basıncının ve vücut şekerinin artmasına, bayanlarda menstrual döngü bozukluklarına, daha ileri safhası olan kısırlığa da sebep olabilir. Bağışıklık sistemimizi baskılayarak daha kolay hasta olmamıza sebep olur. Bu yüzden belli bir dengede olması önemlidir.

2526
İllüstrasyon : Nathalie Lee

Bir diğer hormonumuz melatonindir. Bizim için melatonin hormonu önemlidir. Çünkü bu biyolojik saati ayarlayan, düzenleyen bir hormondur. Bu hormonun herhangi bir şekilde baskılanması, biyolojik saatimizin bozulmasına sebep olur. Bu hormon ışığa duyarlıdır ve ortalama olarak 23.00 ile 05.00 saat dilimleri arasında salgılanır. Bu hormonun fazla salgılanması, çağımızın vebası olan kanser tedavilerinde kullanılır. Özelliklerle,  lösemi ve diğer kanser hastalarının karanlık ortamlarda yatırılmaları istenmektedir. Son bulgularla bu hormonun aynı zamanda yaşlanmayı geciktirici bir etkisi de vardır. Bu şekilde çoğu hastalığın en yüksek tedavi aralığını bularak daha kısa sürede hastalık iyileşebilir.

image-img-full-high
İllüstrasyon : Harry Campell

Biyolojik saatin bu kadar etkili olacağı kimin aklına gelirdi ki.

Vücudumuz öyle karmaşık kompleks bir yapıya sahiptir ki, birbirlerini denetleyen, düzenleyen sistemler olmak zorundadır. Yoksa sistem aksamaya uğrar, bu da ileriye dönük hasarlara sebep olabilir. Vücudumuz yeni programa uyum sağlarsa ne mutlu vücudumuza, aksi halde biraz sorun yaşayabiliriz. Bu yüzden biyolojik saatimize dikkat etmeliyiz

Kaynak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s