Gelişen Nanoteknoloji

Teknolojinin ulaştığı boyutları en iyi gösteren örneklerden birisi de şüphesiz nanoteknolojidir. Kendi kendini temizleyen boyalardan tutun da, kirlenmeyen kumaşa, buruşmayan pantolana ve etkisi günlerce süren kremlere kadar dahil olmuş durumdadır. Nanoteknolojinin adını belki de en çok savunma sanayi, elektronik ve sağlık alanlarında duydunuz  ve bu alanlar nanoteknolojinin en yaygın kullanım alanları arasındadır. Project On Emerging Nanotechnologies  yayınladığı listede bine yakın nanoteknolojik ürüne yer vermiştir ve listede sağlık, elektronik ve gıda ürünlerinden örnekler bulunmaktadır.

images (2).jpg

Dünya çapında en yaygın kullanılan 5 nanopartiküllerden birisi titanyum dioksittir çünkü uzmanlar  bir çok özelliğinden bahsetmektedir. En önemli özelliklerinden birisi güçlü UV ışık emici ve bu sayede güneş kremlerinde UV blokaj ajanı olarak kullanılabilmektedir. Diğer bir özelliği ise beyazlatmak amacıyla kozmetikte, ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılabilmesidir. Cam yüzeyine uygulanırsa camın kendi kendini temizlemesini de mümkün kılmaktadır.

images (3).jpg

Kalınlığı sadece 15 nm olan titanyum dioksit ağız, deri ve solunum yoluyla insan vücuduna girebiliyor, vücutta ilerleyerek lenf, beyin, akciğer, karaciğer ve böbrek gibi hayati anlamda önem taşıyan organlara ulaşabilmektedir bunun sonucunda oksidatif strese ve kansere neden olmaktadır.

Bazı dezavantajları olsa da nanoteknolojiyle hayatımıza giren nanopartiküller avantajlarından dolayı sıklıkla kullanılmakta ve doğal olarak oluşan nanomalzemeler gıdalarda da bulunmaktadır. Örnek olarak sütteki proteinler verilebilir.

image14780945631478094563T61.png

Gıda endüstrisinde kullanılan geleneksel işlemlerden öğütme ve emülsiyon da gıdalarda nano boyutlu parçacıkların oluşmasına neden olabilmektedir. Nanopartiküller içeren gıdaların insan sağlığı açısından risk oluşturmaması için genel gıda yasası gibi bir çok yasayla da bu tür gıdaların güvenli tüketimi sağlanmaktadır. Henüz Avrupa’da mühendislik  ürünü nanomalzeme içeren bir gıda bulunmamaktadır. Düşünsenize ileride üretilecek olan nano barkodlar sayesinde gıdalardaki sahtekarlıklar önlenebilecek  ya da gıdaya işlenebilecek nanopartiküllerle gıdanın yapısında bulunan yağ ve tuz azaltılabilecek. Öyleyse hiç de fena olmayacak değil mi?

Unutulmaması gereken bir nokta var ki tüm teknolojiler de olduğu gibi potansiyel riskler arasında uzun dönemli etkiler var ama asla en riskli durumu içermiyor.

Giderek kullanımı yaygınlaşan nanoteknolojinin gıdalardaki kullanımına dair konular ulusal ve uluslararası seviyelerde devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda da gıda endüstrisinin vazgeçilmezi olacak gibi duruyor.

Bilimle kalın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s