Minik Şeker Portakalı

Öncelikle, kitabın içeriğinden bahsetmeden önce küçük çaplı söylemek istediklerim var. Belki kitabı daha önce hiç duymadığınız için okumadınız belki de duydunuz ama söylenenlerden dolayı ön yargılısınız ve bu yüzden okumak istemiyorsunuz. Bu noktada A. Einstein’nın bir sözünü eklemek istiyorum. “Ön yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur.” Gerçekten öyle. Bir zamanlar müstehcen sayılarak yasaklanan Şeker Portakalı’nın hiç de öyle olmadığını okuduğunuzda göreceksiniz ki bu kitabı yasaklayanların kitabı kesinlikle okumadıklarına eminim. Kitabın yazarı José De Mauro Vasconcelos kitabı yazmadan önce 12 yıldan fazla yüreğinde taşıdığını söylüyor… Ne kadar haklı. Benim iliklerime kadar işleyen Şeker Portakalı umarım sizin de yüreğinize dokunur…şp3

Haydi gelin şimdi yavaş yavaş satırları aralayalım. O çocuk masumluğuyla yazılmış satırları… Zaman zaman Zeze düşüyor aklıma. Çok özlüyorum… Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü bu. Daha 5 yaşında bir ufaklık ama yüreği kocaman. İlgi ve şefkatle büyümek isterken küçük şeker portakalı ile büyüyor, büyümek zorunda kalıyor da diyebiliriz. Zeze ve ailesi yeni evlerine taşınma heyecanı içindeler ve yeni evlerini görmeye gidiyorlar bahçede çeşit çeşit ağaçlar… Kardeşlerine gösterişli ağaçlar düşerken Zeze’nin payına da küçük şeker portakalı düşüyor ve çok üzülüyor ama ablası Gloria “düşünsene Zeze beraber büyüyeceksiniz” diyor böylece Zeze biraz daha kendine geliyor ve şeker portakalı fidanını sahipleniyor ona “Minguinho” adını veriyor. Derdini, mutluluğunu hep ona anlatıyor çünkü ailesinde kimse Zeze’ye ilgi göstermiyor kimse onu dinlemiyor. Zeze’nin çok yaramaz olmasından yakınıyorlar. -Gerçektede öyle değil midir? İnsanlar ilgi ve şefkate muhtaçtır. Derdini, mutluluğunu paylaşacak insanlar isterler çevrelerinde- Aslında Zeze hiç de öyle değil. Okulda gayet sessiz ve çalışkan, başarılı bir öğrenci. Bunu eve yansıtamamasının tek nedeni ilgisizlik… Adeta evinden, ailesinden kaçıyor. Edmundo dayısına gidiyor. Edmundo dayısı çok kültürlü bir adam. Hayatı öğretiyor Zeze’ye… Sizin hayatınızda da öyle değil mi, vardır elbet hayatınızda size de doğruyu yanlışı öğreten birisi. Sizi doğruya yönlendiren, yanlıştan sakınan.

şp2

Zeze gelgitli hayatında elbette birilerinden bir şeyler öğreniyor ama en önemlisi de kendi kendine yetebilmenin tadına varıyor ama Zeze daha minicik bir çocuk aslında. Yılbaşında etrafındaki insanlardan hediyeler bekliyor bu düşüncesini abisi Totoca ile paylaşıyor, abisinin yanıtı ise “kimseden hiçbir şey beklemiyorum ve böylece hayal kırıklığına da uğramıyorum” oluyor ve abisinden de hayata dair bir şeyler öğreniyor. Zeze’nin hayatını aslında  tesadüfen tanıştığı Valaderes değiştiriyor… Valaderes’e öyle bir bağlanıyor ki… Satırları okuduğunuzda sizin de yüreğinize dokunacak cümleler sizi bekliyor. Zeze’nin hikayesini okuduğunuzda umarım gün ışığı sizin de yüreğinizi mutlulukla doldurur…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s